Bu kez gördü, yakaladı, kuralları uyguladı, ‘Zeyno’yu’ ağlatan devlet!
” GÜNDEM ” Cengiz DEMİREL
“…………Dokuz yaşında kızın gözyaşları durduramazdı kuralların uygulanmasını. Çıkarttılar gözyaşları ile ıslanmış ışıklı botlarını, verdiler bir çift terliği o minicik ayaklara. O koca koca gardiyan amcaları mutluydular, bir kural dışılığı önlemişlerdi ama.. Ödüllük bir farkındalıkla! Ayağına kocaman gelen terlikleri sürüye sürüye gitti dokuz yaşında kız babacığına, sürüyordu halen gözyaşları……………”

Yaşanan hiçbir şey bu kadar yürek burkmamıştı. Hiçbir şey bu kadar yaralamamış, bu kadar aşağılayıcı bulunmamıştı.
Aşağılıkların, aşağılayıcı tavırlarına alışmıştı oysa nerede ise tüm ülke…
Ama bu kez dokuz yaşında, evet, evet yalnızca dokuz yaşında bir kız çocuğuydu, aşağılıkların, aşağılamaya çalıştığı…
Ağlattılar O’nu.
Dokuz yaşındaydı yalnızca ve tek suçu babasına olan özlemini birazcık olsun giderebilmek için oradaydı.
Sarılacaktı boynuna, öpecek koklayacaktı ayların özlemi ile…
Birazcık da, şımaracaktı o çocuksu duygularıyla.. “ Bak “ diyecekti, babacığına, gösterecekti ayağındaki ışıklı botlarını…
Olmadı…
Olamadı…
Devlet, devletliğini tüm cüssesiyle gösterdi, O, yalnızca dokuz yaşında olan kız çocuğuna…
Çocuklardan birer katil yaratılırken susan devlet!
Çocuklardan birer torbacı yaratılırken görmezden gelen devlet!
Çocuklardan Mafyaya eleman aktarımını görmeyen, duymayan, konuşamayan devlet!
Çocuklara tacizi, tecavüzü “ rızası varmış” diyerek meşrulaştırmaya çalışan devlet!
SMAlı bebeklerin tedavileri için aileleri dilenci gibi kapı kapı dolaştıran devlet!
Bu kez tüm ihtişamıyla ve de dokuz yaşında bir kız çocuğunun önünde koca koca cüssesiyle varlığını gösteriverdi…
Işıklı bot muuuuuu? Olmazdı, olamazdı, kural dışıydı!
Göz yumulamazdı, görmezden gelinemezdi, kurallara uyulmalıydı!
Dokuz yaşında kızın gözyaşları durduramazdı kuralların uygulanmasını.
Çıkarttılar gözyaşları ile ıslanmış ışıklı botlarını, verdiler bir çift terliği o minicik ayaklara.
O koca koca gardiyan amcaları mutluydular, bir kural dışılığı önlemişlerdi ama.. Ödüllük bir farkındalıkla!
Ayağına kocaman gelen terlikleri sürüye sürüye gitti dokuz yaşında kız babacığına, sürüyordu halen gözyaşları…
Özlem giderecekti baba kız bugün… Kâbusa döndürdüler koca koca adamlar…
Sonra, bir mektup çıkıp geldi Silivri zindanlarından…
“Bugün açık görüş günüydü… “ diye başlayan…
“Aileme doyasıya sarılacağım, koklayacağım diye neşeyle çıktım koğuştan…
Ve bir anda 9 yaşındaki kızımı, Zeyno’mu iki gözü iki çeşme gördüm, anlamadım önce sebebini…
Meğer yeni ışıklı botlar almış, babama açık görüşte göstereceğim diye büyük hevesle giymiş, mutlulukla çıkmış evden.
Sonra yasak demişler girişte, çıkarttırmışlar zorla ışıklı botlarını, bir çift terlik vermişler. Kırılmış hevesi Zeyno’mun, ağlatmışlar kızımı…
Affet kızım…
Bu karanın da karası düzen adına, vicdan ve merhametten yoksun kurallar adına senden özür dilerim, affet beni Zeyno’m… Döktüğün gözyaşı için, yaşatılan zulüm için affet bizi kızım…
En çok çocukları üzdü yetişkinler, affedin bizi çocuklar…
Ama hiç merak etmeyin, çocukların masumiyetinin beyazlığı, her türlü zulmün karasından üstündür. Güzel günler göreceğiz çocuklar, güneşli günler göreceğiz.
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar, ışıklı maviliklere süreceğiz!
İnanın çocuklar…” / İnan Güney / Beyoğlu tutuklu Belediye Başkanı.



