BİR SANDALYEDEN DAHA FAZLASI: İNSANLIK HÂLÂ YAŞIYOR
Bugün Boyabat’tan gelen bir ses, bize çok önemli bir şeyi yeniden hatırlattı:
İnsanlık hâlâ yaşıyor.
Dayanışma hâlâ var.
Birbirinin derdini kendi derdi bilen güzel insanlar hâlâ aramızda.

Boyabat’tan Zeynel Parmaksız abimizin çağrısı geldi.
Acil ihtiyacı olan bir hastamız için tekerlekli sandalye gerekiyordu.
Bu çağrıyı duyan Şeyhhüseyin Köyü Derneği Başkanı Yaşar Coşkun, hiç tereddüt etmeden:
“Ben alırım hemen. Ama şu an köydeyim, nasıl yapalım?” dedi.
Daha mesele büyümeden, daha “Kim ilgilenecek?” denmeden bir başka güzel insan devreye girdi.
Şenel Oyuncakları sahibi Ertuğrul Şenel,
“Ben yardımcı olurum abi, alıp hemen otobüse vereyim.” dedi.
Ve yaptı.
Sözü laf olarak bırakmadı.
Sandalyeyi aldı ve ihtiyaç sahibine ulaştırılmak üzere otobüse teslim etti.
İşte mesele tam da burada başlıyor.
Bugün çoğu zaman herkes bir başkasından bir şey bekliyor.
Birileri yapsın…
Birileri ilgilensin…
Birileri yardım etsin…
Oysa gerçek dayanışma, “Birileri yapsın” demek değil, “Ben ne yapabilirim?” diye sormaktır.
Bir kişi ihtiyacı duyurdu.
Bir kişi sahip çıktı.
Bir kişi çözümü üstlendi.
Ve sonunda bir insanın derdine derman olundu.
BİZ BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ grubu işte bunun için var.
Bu grupta yalnızca isimler yok.
Vicdan var.
Merhamet var.
Gönüllülük var.
Sorumluluk var.
İnsanlık var.
Bu gruptaki her güzel insan, gerektiğinde bir derde deva olabilecek birer gönüllü cevherdir.
Bugünün bize verdiği en önemli ders de şudur:
İyilik büyük imkânlarla değil, büyük yüreklerle yapılır.
Bazen bir telefon yeter.
Bazen bir aracılık yeter.
Bazen birkaç dakikalık emek yeter.
Ama en önemlisi, duyarsız kalmamaktır.

Çünkü bir toplumun gerçek gücü; kaç binası olduğuyla, kaç makam sahibi yetiştirdiğiyle değil, zor durumda olan bir insan için kaç kişinin ayağa kalktığıyla ölçülür.
Bugün biz yine huzur içindeyiz.
Çünkü biliyoruz ki bir yerde bir insanın ihtiyacı olduğunda, hâlâ “Bana ne?” demeyen insanlar var.
Teşekkürler Yaşar Coşkun.
Teşekkürler Ertuğrul Şenel.
Teşekkürler Zeynel Parmaksız.
Sizler yalnızca bir tekerlekli sandalyenin ulaşmasına vesile olmadınız.
Bir kez daha insanlığa olan inancımızı güçlendirdiniz.
İyi ki varsınız.




