Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
admin

Mehmet Taştekin Yazdı : Her şey Sahte

Mehmet Taştekin Yazdı : Her şey Sahte

Bugün hayatın hemen her alanına sinsi bir sarmaşık gibi kök salan tek bir gerçek var: Sahtecilik.

Artık hiçbir şey göründüğü gibi değil. İlişkilerimiz, sözlerimiz, hatta en masum sandığımız reflekslerimiz bile birer tiyatro sahnesinden ibaret.

Eskiden bir insana verilen selamın, hal hatır sormanın bir samimiyeti, karşılıksız bir hatırşinaslığı vardı. Şimdi ise birine verilen en basit selam bile; arkasındaki gizli bir beklentiyi, “bana ne faydası olur” hesabını perdeliyor.

Mehmet Taştekin Yazdı Her şey Sahte
 

Çıkar ilişkilerinin olmadığı bir zemin neredeyse hiç kalmadı; insanlar birbirine insan olduğu için değil, işine yaradığı kadar değer veriyor.

Bu sahtelik dalgası sadece bireysel ilişkileri değil, vicdanın en saf olması gereken alanlarını bile kirletti. Bugün yapılan yardımların bile çoğu, ihtiyaç sahibinin yüzünü güldürmek için değil; “desinler” diye, kameralar önünde sergilenen birer gösteriş ve şovdan ibaret.

Vicdanlar rahatlatılmıyor, sadece sosyal medyada kullanılmak veya çevreye karşı bir itibar kazanmak için kullanılıyor.

Sağ elin verdiğini sol elin görmemesi gerektiği o kadim kural da, şov dünyasının parıltısına kurban edildi.

Geniş mecralara baktığımızda tablo daha da vahim. Siyasetçinin kürsüden söyledikleri, vaatleri, halka uzatılan elleri… Hepsi aynı senaryonun parçası. Amaç toplumun desteğini almak, adaleti tesis etmek değil; kitleleri kandırmak, oya tahvil etmek ve o koltuğun konforunu korumaktan ibaret. Sözler baldan tatlı ama niyetler ve uygulamalar birer bataklık.

Şekil ve kisveler sahte; bedenler örtülse de niyetlerdeki samimiyetsizlik ve kalplerin çıplaklığı örtülemiyor.

Dilinden ‘Allah, inşallah, maşallah’ gibi kutsal değerleri düşürmeyenlerin bir kısmı; menfaatleri sarsıldığında veya liderleri eleştirildiğinde büyük bir öfke kuşanırken, ilkesel duruş gerektiren konularda sus pus olup, aynı hassasiyeti gösteremiyor.”

​Hayatın bu kadar yapmacıklaştığı, her şeyin tüketilebilir ve anlık kılındığı bir çağda, insanoğlunun sığınacağı en kutsal liman olan sevgi ve sadakat de bu kirlilikten nasibini aldı.

Mehmet Taştekin Yazdı Her şey Sahte

Eskiden sevgi bir zahmetti, bir bedel ödemekti; “helalim” diyebilmenin omuzlara yüklediği mukaddes bir mesuliyet vardı.

Geçtiğimiz günlerde bir yaşlı teyzeye sorulan o derin soru geliyor aklıma:
“Teyze, sen hiç aşkı gördün mü?”

İhtiyar kadının cevabı, modern dünyanın tüm sahte ilişkilerine tokat gibi çarpan bir
hakikatti:

“Ben aşk nedir bilmem oğul… Ama benim adam ‘seni seviyorum’ demeyi bilmezdi. Dişlerim yok diye ekmeğin içini bana verirdi. Bayramda kendine almaz, bana basma alırdı. Yemekte eti benim tarafıma iterdi. Söylemezdi ama beni ‘üşümesin, hastalanmasın, üzülmesin’ isterdi. Herhalde aşk buydu oğul…”

​İşte sevgi tam olarak buydu: Sözde değil, eylemde; şovda değil, sessiz bir fedakarlıkta saklıydı.

Ferhat’ın Şirin’e ulaşmak için dağları deldiren o gücü, bedensel bir heves ya da menfaat için değil; gönlüne düşen o mukaddes ateş içindi.

Sevdalar “kullan-at” mantığıyla tüketilmez, iş bittiğinde sırra kadem basmazdı.

Ya şimdilerde?

Evde eşine söylenmeyen, ama gün boyu mesajlarda onlarcasına dağıtılan, telefonda birkaçına birden fısıldanan, ekranlarda ise adeta sapıkça tüketilen ucuz bir söze dönüştü sevgi.

Herkese bolca sunulan ama hiç kimseye değmeyen bu yorgun kelimeler, sahte bir dünyanın en net özeti.

Selamın menfaate, yardımın gösterişe, sevginin anlık heveslere kurban edildiği bu sahte düzende; geriye dönüp “İnsanlığımız nerede kaldı?”
“Nerde kaldı Allah rızası?” diye sormaktan başka ne kalıyor ki geride?

Mevlana da yüzyıllar öncesinde söylemişti:
Ey insanlar!
“Ya olduğunuz gibi görünün, ya da göründüğünüz gibi olun!”

Mehmet Taştekin Selam ve dua ile.

Mehmet Taştekin Yazdı Her şey Sahte

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

SON HABERLER