Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

 Sinop Sokaklarında “8 Mart” Yürüyüşü: Emekçi Kadınlarla Aydınlanan Gelecek!

Birleşik Kamu-İş Sinop İl Başkanlığı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde Uğur Mumcu Meydanı’na yürüdü! “Emekçi kadınlarla aydınlanan gelecek” vurgusunun yapıldığı yürüyüş ve basın açıklamasının tüm detayları haberimizde.

Birleşik Kamu-İş Sinop İl Başkanlığı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde

 Sinop Sokaklarında “8 Mart” Yürüyüşü: Emekçi Kadınlarla Aydınlanan Gelecek!

SİNOP – 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle Sinop’ta anlamlı bir etkinliğe imza atıldı. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Sinop İl Başkanlığı, kadınların toplumdaki yeri, emeği ve hakları için dev bir yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirdi.

Şube Binasından Uğur Mumcu Meydanı’na Yürüyüş

Bugün saat 13.00’te sendika binası önünde toplanan Birleşik Kamu-İş üyeleri ve çok sayıda vatandaş, ellerinde dövizlerle Uğur Mumcu Meydanı‘na doğru yürüyüşe geçti. “Emekçi kadınlarla aydınlanan gelecek” sloganlarının yükseldiği yürüyüşe, çevre esnafı ve vatandaşlar da alkışlarla destek verdi.

“Gelecek Kadınların Emeğiyle Kurulacak”

Uğur Mumcu Meydanı’nda toplanan kalabalık adına gerçekleştirilen basın açıklamasında, kadın haklarının sadece bir gün değil, her gün savunulması gerektiği vurgulandı. Açıklamayı gerçekleştiren Buket KARAHAN CAN yaptığı açıklamada :

 

 

“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, tarihsel kökeni itibarıyla bir anma ya da sembolik kutlama günü değil; emekçi kadınların sömürüye, eşitsizliğe ve baskıya karşı yürüttüğü sınıf mücadelesinin simgesidir. Bugün, özellikle kamuda çalışan kadın emekçilerin karşı karşıya bırakıldığı yapısal sorunların görünür kılınması ve bu sorunları üreten politikaların sorgulanması açısından kritik bir eşiktir.

 

Türkiye’de kamusal çalışma yaşamı, uzun süredir neoliberal politikalarla yeniden yapılandırılmakta; güvencesizlik, düşük ücret, performans baskısı ve siyasal sadakate dayalı yönetim anlayışı kalıcı hale getirilmektedir. Bu dönüşümden en fazla etkilenen kesim ise kadın emekçilerdir. Kadınlar kamuda hem emekleri üzerinden sömürülmekte hem de toplumsal cinsiyet rolleri aracılığıyla sistematik biçimde ikincilleştirilmektedir.

 

Kadın kamu emekçileri, aynı işi yapmalarına rağmen ücret eşitsizliği, yükselme ve yönetici pozisyonlarından dışlanma, mobbing, sendikal baskılar ve iş-yaşam dengesini imkânsız kılan uygulamalarla karşı karşıyadır. Bunun yanı sıra bakım emeğinin neredeyse bütünüyle kadınların sorumluluğuna bırakılması, kamuda çalışan kadınları çifte yük altında ezmektedir. Bu durum bireysel tercihlerle değil, bilinçli sosyal ve ekonomik politikalarla üretilmektedir.

 

Öte yandan kadına yönelik şiddetin toplumsal ölçekte artması, kadınların yaşam hakkının dahi güvence altında olmadığını göstermektedir. Şiddeti önlemekle yükümlü kamusal mekanizmaların zayıflatılması, cezasızlık politikaları ve kadınları koruyan hukuki düzenlemelerin etkisizleştirilmesi, bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Kadın emeğinin değersizleştirilmesi ile kadın yaşamının değersizleştirilmesi aynı siyasal zihniyetin ürünüdür.

 

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu açısından 8 Mart, kadınların yalnızca “temsil” edildiği değil, özne olduğu bir mücadele hattının ifadesidir. Sendikal mücadelenin, toplumsal cinsiyet eşitliğini tali bir başlık olarak ele alması mümkün değildir. Eşit işe eşit ücret, güvenceli istihdam, liyakate dayalı kamu yönetimi, şiddetsiz ve güvenli çalışma ortamları sağlanmadan kamuda adaletten söz edilemez.

 

Kadınların kamusal alandan dışlanmasına, emeğin değersizleştirilmesine ve laiklik karşıtı uygulamalarla kadınların yaşam tarzlarına müdahale edilmesine karşı mücadele, sendikal mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu mücadele aynı zamanda demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletinin savunusudur.

 

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, kadınlara yönelik ayrımcılığın sona ermesi ve şiddetle etkin mücadele için yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini savunuyoruz. Bu kapsamda, İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden dönülmesini, 6284 sayılı yasanın eksiksiz uygulanmasını ve ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’nin Türkiye tarafından onaylanmasını talep ediyoruz.

 

8 Mart, kadınların taleplerinin hatırlatıldığı bir gün olmanın ötesinde, bu taleplerin neden hâlâ karşılanmadığının sorgulandığı bir mücadele günüdür. Birleşik Kamu-İş, emekçi kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesini büyütmeye; kamuda ve toplumda bu eşitsiz düzeni değiştirme kararlılığını sürdürmeye devam edecektir.” İfadelerine yer verildi

Basın açıklamasının ardından grup, olaysız bir şekilde dağıldı. Sinop’un kalbinde yankılanan bu ses, kadınların hak arama mücadelesindeki kararlılığını bir kez daha gözler önüne serdi

Birleşik-kamu-iş-konfederasyonu-sinop-8-mart-dünya-kadınlar-basın-açıklaması

Birlesik kamu is konfederasyonu sinop 8 mart dunya kadinlar basin aciklamasi09 Birlesik kamu is konfederasyonu sinop 8 mart dunya kadinlar basin aciklamasi01 Birlesik kamu is konfederasyonu sinop 8 mart dunya kadinlar basin aciklamasi02 Birlesik kamu is konfederasyonu sinop 8 mart dunya kadinlar basin aciklamasi04 Birlesik kamu is konfederasyonu sinop 8 mart dunya kadinlar basin aciklamasi05 Birlesik kamu is konfederasyonu sinop 8 mart dunya kadinlar basin aciklamasi06 Birlesik kamu is konfederasyonu sinop 8 mart dunya kadinlar basin aciklamasi Birlesik kamu is konfederasyonu sinop 8 mart dunya kadinlar basin aciklamasi07